Skip Navigation LinksAna Sayfa > Milli Parklarımız > Sultan Sazlığı > Sultan Sazlığı Genel Tanıtım

ALANIN GENEL TANITIMI  

Alanın Coğrafi Konumu

Sultansazlığı Koruma Alanı, İç Anadolu Bölgesinde yer alan Kayseri iline bağlı Develi ve Yeşilhisar İlçelerinin sınırları içerisinde kalmaktadır. Dört tarafı dağlarla çevrili Develi kapalı havzasının en alçak kesimlerinde yer alan Sultansazlığı’nı 38 12 14 - 38 25 49 Kuzey enlemleri ile 35 09 20 – 35 22 20 Doğu boylamları arasında yer almaktadır.

Sultansazlığı’nın içerisinde yer aldığı arazinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1074 m. olup ortalama eğimi de %2’dir.Sultansazlığı Koruma Alanı’nın kuzeyinde Erciyes Dağı ( 3916 m. ) , doğusunda Develi Dağı ( 2074 m. ), güneyinde Aladağlar ( 3373 m. ) ve batısında ise Karadağ ve Hodul Dağı ( 1937 m. ) bulunmaktadır.Develi – Yahyalı – Yeşilhisar İlçelerinin oluşturduğu üçgen içerisinde yer alan Sultansazlığı, Develi ilçesine 35 Km., Yahyalı İlçesine 24 Km., Yeşilhisar İlçesine 18 Km. uzaklıkta olup Kayseri İlinin 90 Km. güneyindedir

 

 

Sultansazlığı, çevresinde yer alan önemli yerleşim alanlarından Niğde İline 60 Km, Nevşehir İline 80 Km, Adana’ya 255 Km., İstanbul’a 770 Km ve Ankara İline 316 Km mesafede olup asfalt karayolu ile kolayca ulaşılabilmektedir. Kayseri, ülkemizin demir yolu ağının önemli bir kavşağını oluşturması nedeniyle Sultansazlığı’na Kayseri bağlantılı olarak İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Niğde ile Doğu ve Güneydoğu’daki birçok ilden demiryolu ile ulaşmak mümkündür. Ayrıca, Sultansazlığı’na, İstanbul – Kayseri tarifeli uçak seferleriyle de ulaşmak mümkündür. 

Alanın Önemi ve Koruma Statüler

Adını ve ününü Osmanlı İmparatorluğu Dönemindeki Sultanların avlak yeri olmasından alan Sultansazlığı, olojik devirlerde volkanik bir dağ olan Erciyes Dağı’nın yükselişiyle birlikte oluşan Develi-Yahyalı-Yeşilhisar İlçeleri arasında kalan 319.000 Ha.’lık kapalı su toplama havzasının ortasında bulunmaktadır.Sultansazlığı, step ekosistemi içerisinde eşine az rastlanan tatlı ve tuzlu su ekosistemini bir arada bulundurması, İç Anadolu step ekosistemi içerisinde sahip olduğu zengin biyolojik çeşitliliği ve Afrika ile Avrupa arasındaki göçmen kuşların kullandığı iki ana kuş göç yolunun bu alanda kesişmesi nedeniyle ülkemizdeki en önemli sulak alanlardan birisidir.

 

 

Sultansazlığındaki sulak alan ekosistemi 1940’lı yıllara kadar her hangi bir insan müdahalesi bulunmadığı için sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam etmiştir.3200 Ha.’lık güneydeki Güney Sazlık alanı ve tatlı su göllerini Yahyalı ve Dündarlı Dereleri beslemekte, Güney Sazlığı maksimum doygunluğa ulaştıktan sonra sular süzülerek Örtülü akara oradan da kındıra ve çayırlarla kaplı yırtnak mevkiinden yayılarak güney sazlıklarına göre daha düşük kota sahip olan tuzlu ekosistemi oluşturan ve maksimum 1,50 m. yüksekliğinde suya sahip olan Yay Gölüne ulaşmakta idi. Kuzeyde ise Soysallı ve Çayırözü Pınarları ile Erciyes Dağından gelen yüzeysel ve yüzey altı akış suları önce Kepir ( Kuzey) Sazlıklarını doldurmakta oradan da yayılarak Yay Gölüne ulaşmakta idi.

Doğanın kendi kendine kurduğu ve hassas dengelere dayalı olan ve kusursuz işleyen Sultansazlığı’ndaki su döngüsüne ilk müdahale, 1940’lı yıllarda Kepir Sazlıklarının bir bölümünü sıtmayla mücadele kampanyasında kurutulup, 1950’li yıllarda da toprak reformu kapsamında yöre halkına tarım arazisi olarak dağıtılması ile başlamıştır.Bataklık ve Sulak Alan ekosisteminin öneminin çok iyi bilinmediği 1960’lı yıllarda görevleri arasında tarımsal gelişimi sağlamak ve bataklıkları kurutmak olan DSİ tarafından hazırlanan “ Develi Merhale Projesi “ ile havzanın tamamen kurutularak tarım alanına dönüştürülmesi hedeflenmiştir. DSİ’nin bu projesi kapsamında havzada 1988 yılında yapmış olduğu Kovalı ve Ağacaşar Barajları ile Sultansazlığını güneyden besleyen iki ana derenin suları öncelikli olarak tarımsal sulama amacı ile barajlarda toplanmaya başlamıştır. Ayrıca bu proje kapsamında DSİ tarafından Sultansazlığı’nın dört bir tarafına drenaj ve boşaltım kanalları açılmıştır. DSİ’nin bu proje uygulamaya geçirmesi ile birlikte Sultansazlığı’ndaki Sulak Alan Ekosistemi onarılması güç büyük tahribata uğramıştır.Sultansazlığı’nın sahip olduğu ekosistemin ve doğal kaynakların önemi ilk olarak 1968 yılında Orman Mühendisi İsmet ÖZER tarafından tespit edilmiştir. İsmet ÖZER ve Orman Bakanlığı Milli Parklar Teşkilatından Nihat TURAN ile Doğal Hayatı Koruma Derneği kurucusu Tansu GÜRPINAR’ın girişimleri sonucunda Sultansazlığı Orman Bakanlığı tarafından yasal koruma altına alınmıştır.Proje alanı 1971 yılından bu zamana kadar çeşitli yasa, yönetmelik ve uluslar arası sözleşmeler kapsamında koruma altına alınmıştır.

İlk olarak proje sahasını da içerisine kapsayan 45.000 Ha.’lık alan, 1971 yılında, 6831 Sayılı Orman Kanununun 25nci maddesi gereği, Orman Bakanlığı tarafından Sultansazlığı Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır.Türkiye Cumhuriyeti Devletinin imzalamış olduğu uluslar arası BERN Sözleşmesi (Avrupa nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması ) kapsamında Sultansazlığı Yaban Hayatı Koruma Sahası 1984 yılında, Bakanlar Kurulunun 20 Şubat 1984 gün ve 18318 Sayılı resmi gazetede yayınlanan kararı ile Doğal Yaşamın Ortamı olarak belirlenmiştir.

Tüm sulak alanlarda olduğu gibi Sultansazlığı’na yönelik baskı ve tehditlerin artması, 6831 Sayılı Orman Kanununa göre ilan edilen Yaban Hayatı Koruma Sahasının orman rejimi dışında olması hususları dikkate alınarak 1983 yılında yürürlüğe giren 2873 Sayılı Milli Parklar Kanununun 3ncü maddesi çerçevesinde, bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemlerin ve türlerin mutlak korunması gerekliliğine inanılan 17.200 Ha.’lık alan, mevcut yasalar içerisinde en katı koruma statüsü olan Tabiatı Koruma Alanı olarak ilan edilmiştir

Ülkemizde daha sonra kültürel, tarihi ve doğal değerleri korumak amacıyla yürürlüğe giren 2873 Sayılı Milli Parklar Kanununa göre daha katı ve ağır yaptırımlara sahip olan 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, 17.200 Ha.’lık Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırları baz alınarak 1993 yılında Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 26.06.1993 tarih ve 1493 Sayılı Kararı gereği Sultansazlığı 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir .Sultansazlığı ulusal olduğu kadar uluslararası anlamda da önemli bir Sulak Alandır.

Bir Sulak Alanın RAMSAR Sözleşmesine göre uluslar arası anlamda önemli olduğunun kabul edilebilmesi için Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanları Belirlemede kullanılan 4 ana kriterden en az birine sahip olması gerekirken Sultansazlığı’nın bu 4 ana kriterden ( 1- Temsilci veya Nadir Sulak Alanlar İçin Kriterler, 2 – Bitki ve Hayvan Temelinde Getirilen Genel Kriterler, 3 – Su Kuşları Temelinde Getirilen Özel Kriterler, 4 – Balıklar Temelinde Getirilen Özel Kriterler ) 3 tanesinin özelliklerine sahip olduğu görülmektedir. Bu özellikler;

  • Step ekosistemi içerisinde tatlı ve tuzlu su ekosistemini bir arada sahip olması nedeniyle Temsilci veya Nadir Sulak Alanlar İçin belirtilen kriterlere,
  • Kayda değer miktarda nadir, nesli tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerine barındırması; sahip olduğu flora ve fauna özellikleri ile step ekosistemi içerisindeki bu sulak alanın ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürübilecek değere sahip olması; endemik bitki ve hayvan türlerini barındırması nedeniyle Bitki ve Hayvanlar Temelinde Getirilen Genel Kriterlere,
  • 20.000 ‘nin üzerinde su kuşunu düzenli olarak barındırması ve populasyonları hakkında veri edinmenin mümkün olması nedeniyle de Su Kuşları Temelinde Getirilen Özel Kriterlere uyması nedeniyle Sultansazlığı RAMSAR Sözleşmesi kapsamında Uluslar arası Öneme Sahip Bir Sulak Alandır.

    Sultansazlığı’nın tatlı ve tuzlu su ekosistemini bir arada barındıran ve nadir bir sulak alan olması, Avrupa Konseyi tarafından nesli tehlike altında olduğu belirlenen Phalacrocorax pygmeus ve Oxyura leucocephala türleri ile global tehdit altında olan Oxyura leucocephala ve Otis tarda türlerinin bu sahada üremesi, aynı zamanda Phoenicopterus ruber, Platalea leucorodia, Grus grus, Larus genei ve Glareola pratincola gibi türlerin bu alanda yuvalarının bulunması , kış döneminde Phoenicopterus ruber, Aythya ferine, Aythya fuligula, Aythaya nyroca ve Netta rufina türleri başta olamak üzere 130.000 civarında su kuşunun bu alanda bulunması ve toplam olarak da 251 kuş türüne sahip olması nedeniyle 1994 yılında 38 20’’ N ve 35 15’’ E koordinatları arasında kalan 17.200 Ha.’lık alan RAMSAR Alanı olarak ilan edilmiştir.

    Yine DHKD ( Doğal Hayatı Koruma Derneği )’nın 1990 yılında başlatmış olduğu “ Türkiyenin Önemli Kuş Alanları Projesi “ kapsamında 38 20’ N ve 35 16’ E koordinatları arasında kalan, Sultansazlığı’nıda içerisine alan 39.000 Ha.’lık saha 52 ÖKA numarası ile Önemli Kuş Alanı olarak belirlenmiştir.
    Sultansazlığını’da içerisine alan bu sahanın ÖKA olarak belirlenmesindeki gerekçeler ise;
  • Step ekosistemi içerisinde tatlı ve tuzlu su göllerine sahip olması,
  • Nesli dünya ölçeğinde tehlike altındaki türleri barındırması (Aı ),
  • Biyocoğragifik su kuşu populasyonunun %1’den fazla olması (A4i),
  • 20.000’nin üzerinde su kuşunun bulunması ( A4iii ),
  • Su kuşu göç yolu üzerinde bulunması ve bağımsız populasyonunun %1’den fazla olması (Bıi),
  • Avrupa Ölçeğinde Korunmada Öncelikli Türlerin bulunması (SPEC) Kategori 1, 2 , 3

 

 

 

Proje alanı olarak kabul edilen ve sınırları 1988 yılında belirlenmiş olan Sultansazlığı Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırlarının revizyonuna ihtiyaç duyulmuştur. Çünkü Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırlarının izafi olması, belirli koordinatlara sahip olmaması ve alanın düz oluşu nedeniyle keskin hatlara sahip olmaması hem korunan alan görevlileri açısından hem de çevresinde yaşan topluluklar için hukuksal sorunların yaşanmasına neden olmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırları geçirilirken sulak alan olması sebebiyle minimum ve maksimum su kot seviyeleri dikkate alınmasına rağmen, 1988 yılında geçirilen sınırların maksimum su kot seviyesi olan 1074 m.’nin altına düştüğü tespit edilmiştir. 2003 yılı içerisinde Orman Bakanlığı Milli Parklar Daire Başkanlığı ekibiyle birlikte Sultansazlığı Proje ekibi Tabiatı Koruma Alanı’nın sınırlarını maksimum su kot seviyesi olan 1074 m. den geçecek şekilde ve sınır köşe noktalarını koordinatları belirli röper noktalara taşıyarak toplam alanı 24.580 Ha. kapsayacak şekilde sınır revizyonu yapılmıştır.Revize edilmiş Tabiatı Koruma Alanı sınırları dikkate alınarak Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 25.09.2003 gün ve 3409 sayılı kararı (Diğer Ekler-5) ile Tabiatı Koruma Alanı sınırları içerisinde kalan Çayırözü, Soysallı ve Ovaçiftlik Köyü yerleşim alanları 3ncü Derece Doğal Sit Alanına, geri kalan bölümü de aynen 1nci Derece Doğal Sit Alanı olarak ilan edilmiştir.2003 yılında sınırları revize edilen Tabiatı Koruma Alanı statüsü, alanın aktüel durumu ile Milli Parklar Kanunundaki Tabiatı Koruma Alanı tanımı ile örtüşmemesi nedeniyle GEF-II Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi kapsamında Sultansazlığı’nın statüsünün Milli Park olarak değiştirilmesi Sultansazlığı GEF-II Proje Yönetim Birimi tarafından Genel Müdürlüğe teklif edilmiştir. Bakanlar Kurulunun 27.02.2006 tarih ve 2006/10122 sayılı kararı ile Sultansazlığı’nın koruma statüsü 2873 sayılı Milli Parklar Kanuna göre Milli Park olarak değiştirilmiş, ve 17 Mart 2006 tarih ve 26111 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 24.523 Ha. alan Sultansazlığı Milli Parkı olarak ilan edilmiştir.